15 Eylül 2016 Perşembe

Yeni Başlangıçların Şerefine

Sevgili arkadaşlarım hepinize merhaba , bugünün yazısı Yeni Başlangıçlara olsun ! :)

Yeni başlangıçların şerefine kendinizi eskisinden daha fazla sevin !

Erteleyerek hayatınızı geçiştirmeyin , anı yaşayın !

Yeni başlangıçların şerefine eski anıları , kötü anıları kabullenip onları bir rafa kaldırıp yenilerine yer açalım !

Yeniliklerin şerefine sevin , gülümseyin , eskisinden daha fazla gülümseyin.

Dip köşe temizliği yapın , hem evinizi , hem bedeninizi hem de ruhunuzu arındırın !

Şükredin !

Yardım edin , yardımlaşın , paylaşın !

Yeni başlangıçların şerefine kendinize güzel , motivasyon artırıcı , mutluluk veren bir defter alın ve yapılacaklar listesi yapın !

Yeniliklerin şerefine , yapmak istediğinizi her şeyi yapmayı çalışın !

Yapmadığınız için mi pişman olmak isterdiniz yoksa yaptıklarınız için mi ? Bunu bir düşünün derim.

Yeni başlangıçların şerefine hiç denemediğiniz , yapmayı istediğiniz şeyleri yapın ! (Size yararlı ve doğru gelenler :) )

Yeni başlangıçların şerefine kendinizi yeniliklere açık tutun :)

Bunları kendiniz için yazmak , daha da uzun yazmak sizin elinizde ! Yeni bir aya girdik daha dün gibiydi Eylül'ün gelişi , şimdi ortasına geldik.Yeni bir haftaya başlayacağız , yeni bir güne de.. Aslında yeniden başlamak için Pazartesi'yi ya  da hafta sonunu beklemeye gerek yok.Önemli olan her an , istediğimiz an başlayabilmek , yeniliklere açık olabilmek , yeni başlangıçlara başlayabilmek.

Haydi yeni başlangıçlara !

Sevgiler
G

10 Eylül 2016 Cumartesi

Üniversiteye başlayanlara ufak tavsiyeler no13465 :)

Herkese tekrardan merhabalar arkadaşlar !

Üniversitelerin başlamasına az bir süre kala sizinle ufak tefek bir şeyler daha paylaşmak istedim.Aslında bunları hepimiz biliyoruz ama hatırlatmakta fayda var :)
Size ilk tavsiyem kendinize güzelinden bir detox suyu hazırlamanız.Bunu ben okulun ilk günü ve hafta başlangıçlarında çok yapıyorum.Kendimi arınmış ve mutlu hissediyorum.
Yapması da çok kolay ; su dolu şişenin içine limon , maydanoz ve zencefil ekliyorsunuz , Hadi size afiyet olsun ! :)

Resim yazısı ekle
Twitter sayesinde tanıştığım ve benim okuduğum okulu kazanan bir arkadaşım oldu.Geçenlerde de şunu yazdı bana , abla ben hazırlığa başlayacağım bana tavsiyeler verebilir misin , hiçbir şey bilmiyorum gibisinden bir mesaj atmış.Ben de üzgün olduğumu söyleyip yardım edemedim nedenini de ona söyledim.Ben okulla ilgili  her şeyi ona söylersem olayın büyüsü , eğlencesi , gizeminin bozulacağını söyledim.Çünkü gerçekten de öyle oluyor.Siz deneme yanılma yoluyla bir şeyleri bulduğunuzda daha mutlu oluyorsunuz , bir şeyleri kendi başınıza başardığınıza tanık oluyorsunuz.İlk önce sizin araştırmanız lazım, sonra birilerine sormanız lazım.Yoksa ben her zaman ona yardım ederim ama ilk olarak onun bir şeyleri bulması lazım. :) Ben okuldaki kütüphanemsi odayı bulabilmek için baya bir çaba sarf etmiştim mesela :)

Gözlemlediğim kadarıyla hepiniz atılgan , girişken öğrencilersiniz ama aralarınızda da heyecanlı olanlar yok değil :)
Okulun ilk günü ne yapmalıyım ? Neler önerirsin diye soranlar da var.Arkadaşlar doğal olun kendiniz olun.Bununla ilgili çok fazla vine var dimi :) Hhaha doğal davran derken daha enteresan davrananlar gözümde canlandı. :) Ama siz ne olursa olsun stressiz olmaya çalışın.Heyecan tabii ki de olacak , belki ayağınız takılacak , belki konuşurken çok garip bir ses çıkacak yani o heyecanla her şey olabilir.Ama siz kendiniz olmaktan ve derin nefes almaktan vazgeçmeyin.Stres azaltıcı yiyecekler yiyin mesela.Ben genelde süt içiyorum ama sizi bilemem tabii.

Not defteri , günlük tutmanızı size sınav döneminden beri söylüyorum.Madem artık üniversite öğrencisi de oldunuz o zaman tamamdır defteriniz mutlaka olsun.Buraya özellikle güzel anılarınızı , neler yapmak istiyorsanız onları yazın.Negatif olanları mümkün olduğunca defterinizden uzak tutun.

Yabancı dil nankördür arkadaşlar bir bıraktınız mı size dönmesi çok zordur o yüzden çalışmayı ve pratik yapmayı bırakmayın.

Meraklı oldun.Çok meraklı olmak iyi değildir derler ve ben de sanki bu söze inat çokkkkk fazla meraklıyımdır.Herkese de tavsiye ederim tabii çok fazla da abartmamakta fayda var. :)

Ders dışı aktivitelere de mutlaka katılmanızı öneririm.Ben ilk 3 yılımda sadece derslerime odaklanmıştım ama bunun bir hata olduğunu araya sosyal hayatı da eklemem gerektiğini çok geç fark ettim.Ama siz siz olun hem derslerinizin üzerine düşün hem de sosyal hayatınızı yaşamaya bakınn.

Geleceğiniz ve hayalleriniz için para biriktirin.Ne kadar biriktirdiğiniz değil de ne zamandır biriktirdiğiniz önemli.Çünkü bu alışkanlığınıza sadık kalmak göründüğü kadar kolay değil. :)

Son maddede de şunu söylemek istiyorum , bulduğunuz park bahçe hangisi varsa sabahları alın termosunuzda çayınızı kitabınızı müziğinizi ve piknik örtünüzü oturun çimenlere ve kitap okumanın tadını çıkarın.Okurken mutlu olun.Dış etkenlerden dolayı eğitim hayatınızı mahvetmeyin.


Sevgiler
G



15 Ağustos 2016 Pazartesi

Farklı bir şehirde okumak

Tekrardan merhaba arkadaşlar ! Bugünkü konumuz başka bir şehirde okumaya giden arkadaşlar için olacak.
Geçen günlerde şöyle bir mesaj aldım ; Merhaba ben İstanbul'da üniversite kazandım ama büyük şehir olması beni çok korkutuyor.Evet hayallerimin şehri ama bilmediğim için ve büyük olduğu için
korkuyorum açıkçası.
Arkadaşlar lütfen kendinize güvenin.Bu hayatta bir şeyler başarmak için ilk önce kendinize güvenmeniz gerek.Psikolojik olarak size iyi gelir , işlerinizi halletmenizde büyük yardımcı olur.Kendinize güvenince pozitif olursunuz.
Kaybolacağım diye tedirgin olmayın.Sora sora Bağdat bulunurmuş :) Şöyle söyleyim benim ailem beni tek başıma bir yerlere gitmeme izin vermiyordu.Ben de anneme Kadıköy'e gidiyorum diye söyleyip Beşiktaş'a şuan okuduğum üniversiteye geldim.Aileden habersiz işler yapın demiyorum.Ama kendinize her anlamda güvenmelisiniz.Benim kendime güvenim , inatçı olmam ve diğer insanlara güvenme konusundaki tutumum beni şimdi bulunduğum yerde olmamı sağladı. :)
Eğer çok çok büyük bir şehre gidiyorsanız ilk olarak okulunuzun bulunduğu yerleri keşfedin.Hava kararmadan önce gezin , dolaşın , yeni yerleri görmenin tadını çıkartın.Güvensiz gördüğünüz yerlere gitmemeye özen gösterin.Ve eğer birilerine adres sormanız gerekiyorsa yoldan geçene değil, iyi bir mağazada çalışanlara ya da bankaların güvenlik çalışanlarına sorun.Ben 4.5 yıldır tek başıma İstanbul'u dolaşıyorum ve hala bilmediğim görmediğim çok yer var.Adreslere internetten bakıyorum , otobüs kullananlara , akbil bayilerine soruyorum.
Evet yaşadığınız yerde bir yerden başka bir yere giderken yürüyebilirsiniz , evet küçük bir yerde yaşayabilirsiniz.Ama şimdi siz üniversite öğrencisisiniz ve kendi ayaklarınız üzerinde durmayı bilmelisiniz.Televizyonlarda çıkan haberler üzerinde çok fazla kalmayın.Evet mağlesef kötü olaylar da yaşıyoruz bunlara ben de çok üzülüyorum.Ama bunlar sizin güveninizi ve okuma aşkınızı kırmasın.

Sevgiler
Gizem

11 Ağustos 2016 Perşembe

Hazırlık sınıfı anıları , tavsiyeleri !

Merhaba üniversiteli arkadaşım ! Farkındaysan bu sefer " üniversite adayı arkadaşım " demedim.Eee ben de farkı fark ettirmek istiyorum artık :)
Zorlu bir süreçten geçtin farkındayım.Hemen hemen her gün ben de seninle birlikte tercih sonuçlarının açıklanmasını bekledim ve açıklandığında sen nasıl mutlu olduysan ben de o kadar mutlu oldum.Bugünkü yazı biraz tanıdık , tekrarlı gelebilir çünkü büyük ihtimalle bildiğin ve sana söylenenlerin olduğu bir yazı olacak.Ama inan okumaya değer ! Hadi başlayalım ! :)
Bildiğin üzere bu yazının konusu Hazırlık Sınıfı hakkında.Şunu sana söylemeliyim ki üniversitedeki en en en güzel geçen yıllarından ilki olabilir.Benim için öyle olmuştu :) Düşünsene yepyeni farklı bir ortama giriyorsun , yeni insanlar , yeni yüzler , uluslararası öğrenciler , yabancı bir dil ! Bu anın tadını çıkarmalısın arkadaşım.Ama tadını çıkartayım derken de derslerinin tadını kaçırma. :)
Okulların  hazırlık sistemleri ne kadar benzer bilemiyorum ama bizim hazırlık sisteminden biraz bahsedeceğim.Ben hazırlığa başlamadan önce iki sınava girdim.İlki Seviye Belirle Sınavı'ydı.Eğer bu sınavdan başarılı olursanız Proficiency sınavına giriyorsunuz ve ondan da geçerseniz hazırlığı atlamış oluyorsunuz.İlk sınavdan geçemezseniz direkt en düşük seviyeden başlıyorsunuz , Proficiency sınavında kalırsanız da sınav notunuza göre belirlenen bir sınıfta hazırlığa başlıyorsunuz.Ben 1.5 yıl hazırlık okudum ve bu iki ayrı süreçte okuğum hazırlıktan inanın çok şey öğrendim.Nasıl çalıştım , neler yaptım hakkında kısaca bahsedeceğim ki asıl değinmek istediğim konu bu.Ne yazık ki İngilizce'yi sadece okulda öğrenmek yetmiyor.Onu evinize , günlük konuşmanıza , hayallerinize , dizilerinize , filmlerinize almalısınız.Okulda öğretmenler ellerinden geldiğince yabancı dilde konuşuyorlar ama öğrenci ister istemez Türkçe'ye dönebiliyor.Ben bunu çok yapmıştım ama bir iki derken ben de derslerde İngilizce konuşmaya başladım.O yüzden mümkün olduğunca İngilizce (Hazırlığınız hangi dildeyse ) konuşmaya çalışın.Kelimelerden başlayın , cümleye kadar ilerletin.Bir kelimeyi bilmiyor musunuz siz cümleyi yine kurun bilmediğinizin de Türkçesini söyleyin (Evde,arkadaşlarla konuşurken vb. )
Yıllardır şu söyleniliyor , Yabancı filmler , diziler izleyin ,şarkılar dinleyin.İnternetinizin limiti bitinceye kadar izleyin ve dinleyin derim çünkü buradaki İngilizce derste gördüğünüzden daha farklı , günlük konuşma dili oluyor.Okulda sadece kalıplardan ve kurallardan bahsediliyorken buralarda daha kolay ve anlaşılır dil oluyor. Size tavsiyem ; Easy English movies to learn English gibilerinden başlıklar yazarak seviyenize göre filmler bulmanız.Ben mesela Friends dizisine yeni başladım ve kelimeleri , cümleleri yakalamaya çalışıyorum , siz de böyle yapın. :)
İngilizce kelimeler çalışırken sıfat,isim,fiil,zarf şeklindeki halleriyle , cümle içindeki kullanışlarıyla çalışın.Çünkü sadece kelime ezberlerseniz o buhar olup aklınızdan çıkar.Unutacağınızı düşündüğünüz kelimeleri de şifreleyebilirsin ben bunu çok yapıyorum :)
İngilizce kitaplar her yerde ! Havalar da güzel değil mi ? E ne duruyorsunuz hadi bir kitap alıp çıkın bahçeye , parka , cafeye okuyun kitabınızı :) Bu sıcaklarda aslında en güzel şeylerden biri kitap okumak.Hele bi de sahildeyseniz .Eğer sahilde dikkat ettiyseniz turistlerin neredeyse tamamında e-kitap ya da bildiğimiz karton kapak kitaplardan var.Adamlar işi biliyor güneşlenirken kitap okuyorlar.Hem kelime hazneleri genişliyor hem de güneşlenirken canları sıkılmıyor hem de çok cool durmuyor mu ? :)
Dinlediğiniz konuşmaları , şarkıları tekrar edin ve ayna karşısında pratik yapın.Bunu öğretmenim bana ben daha ortaokuldayken söylemişti.Bazen komik olabiliyor hele bir de sesinizi kaydedip dinlediğinizde "vay be ben neymişim bu ses benden mi çıkmış ? "diyebiliyorsunuz :)
Bizim hazırlıkta her hafta kelime sınavı olurdu ve ona çalışırken koridorda bir ileri bir geri yürüyerek sesli okuyarak çalışırdım.Muhtemelen sizin de kelime sınavlarınız olacak ve onları en etkili şekilde öğrenebilmek için çalışmalısınız.Çünkü bence kelime öğrenmek grammer öğrenmekten daha zor.
Ayrıca Writing ve Speaking gibi sınavlarınız olacak.Şahsen benim en sevdiklerim.Essay yazmayı öğreneceksiniz ki ben hala unutuyorum yazmayı arada sırada :(( Hemen hemen her öğrencinin korkulu rüyası Speaking olur.Hani deriz ya biliyorum ama konuşamıyorum diye.İşte pratik yapmadığımız için konuşamıyoruz ve speaking zamanı geldiğinde de takılıyoruz.Takılmaktan ,ıııı uuu demekten süper derecede puan kırıyorlar aman dikkat ! Aslında kendinize güveniyorsanız speaking hiççç de zor değil.Bunu anlamam biraz geç oldu ama başardım.Geçen yıl ilk dönem hazırlık dersleri bitti sıra proficiency speaking sınavındaydı , tabii bende bir heyecan yerimde duramıyorum.Düşünsene en iyi seviyedesin yani kesin çok zor sorular gelir.Bir de biz zarftan kağıtlar seçip o soru hakkındaki yorumlarımızı söylüyorduk.İki kişi girmemiz gereken sınava yanımdaki çocuğun gelmemesi ve diğerinin de hazır olmamasından dolayı  tek girmiştim.İki öğretmenin ikisi de mi yabancı olur arkadaş ! Ama çok tatlılardı.Öyle havadan sudan konuştuktan sonra zarftan kağıt seçtim gelen ilk soru şu ; Sosyal medyanın insanlar üzerindeki etkileri neler ? Soru o kadar kolayken ben nasıl kıvrana kıvrana zor bir yorum yaptım anlamış değilim.İkinci sorum da şuydu  ; Gençler tek başlarına seyahat etsinler mi ? İnanılmaz kolay sorulardı ve sonunda da geçtim zaten :)
Çalışmayı eğlenceli hâle getirmek sizin elinizde.Siz bu zamana kadar çok çalıştınız ve artık başardınız.Asıl şimdi kendi ayaklarınızın üzerinde duracaksınız. :) İngilizce ya da herhangi bir yabancı dil sizin için bir ders değil hayatınızın ta kendisi.Çünkü artık kimse İngilizceye bakmıyor , hele anlat bakalım başka hangi dilleri biliyorsun diye soruyorlar adama :) O yüzden dünden beri size diyorum hazırlık sınıfına gidecek fırsatınız varsa gidin. :) Çünkü her şeyi ilk başta orada öğreniyorsunuz ,adı üstünde  hem  yeni yaşantınıza alışıyorsunuz hem de okula hazırlanıyorsunuz :)

Sevgiler


30 Temmuz 2016 Cumartesi

Eğitim özetim :)

Merhaba üniversite adayı arkadaşım !
Biliyorum çok çalışıyorsun , her gün yüzlerce test çözüyorsun ve bu süreçte stresli olabiliyorsun.Ben de bu yüzden sana ufak bir katkım olsun diye yanındayım.Ben kim miyim ? Ben Gizem , Bahçeşehir Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik bölümü öğrencisiyim.Böyle okurken ne güzel değil mi ? Ama ben buralara gelebilmek için çok bekledim , çok çaba sarf ettim.Sana bu süreci anlatacağım ama ondan önce sana bahsetmek istediğim başka bir konu daha var , başarı hikayeleri..
Bir çalışmaya başlamadan önce , pes etmek üzereyken , gücümüzün yetmeyeceğini düşünürken , yardım alma ihtiyacı duyarken , ilham almak isterken başarı hikayelerine yöneliyoruz.Bill Gates , Steve Jobs , Mark Zuckerberg gibi isimlerin başarı hikayelerini biliyoruzdur.Başarı hikayelerine ilham almak için ihtiyaç duyarız. Çünkü hepimiz biliyoruz ki başarı kolay kolay elde edilmiyor. Bu isimler ve daha fazla kişilerin başarı hikayelerini okurken , dinlerken neleri yaptıklarını , hangi yolları izlediklerini , hangi engellere takılıp bunlardan kurtulmak için hangi çözüm yollarını bulup başarılı sonuçlar elde ettiklerini öğreniyoruz.Bunları öğrenmek insana güç veriyor ,onda " ben de bir şeyler yapabilirim"duygusunu güçlendiriyor.Benim her zaman aklımda olan ve  ilham aldığım başarı hikayeleri arasında Bethany Hamilton adında bir sörfçünün yaşadıkları var.Hayatı hakkında bir biyografik film yapılmış , tam bir ilham kaynağı.Gençlik yıllarında sörf yaparken köpek balığı tarafından kolu parçalanıyor.Buna rağmen sörfü bırakmaya niyeti olmayan biri.En kolay seviyeden başlayıp tekrardan sörf yapmaya başlıyor ve yarışmalara katılarak bugüne ismini yazdırıyor.İzlerken bir yandan ağlayıp bir yandan ilham aldığım bir filmdi ama en önemlisi bir kişi yaptığı şeyi seviyor ve ona tutkuyla bağlı ise ne olursa olsun pes etmemesi gerektiğini öğrenmemdi.
Şimdi benim hikayeme gelirsek , ben üniversiteyi kazandıktan sonra yaşamıma ve eğitimime sıfırdan başladım. Şunu açıkça söylemeliyim ki geçmişte gerçekten tembel bir öğrenciydim.Tembelden kastım sadece dersler konusunda değil , tüm yaşamımı içeren bir tembellikti.Bunun bana zarar verdiğini geç de olsa tam zamanında anladım.Bizim zamanımızda OKS olan liseye yerleştirme sınavında çok çok düşük bir puan alınca meslek lisesine gittim.Evet genellikle herkesin ön yargı ile baktığı okullar var ya onlardan bir tanesi diyebiliriz. Ortaokuldayken insanlarda öyle bir algı oluşturmuşum  ve lisede  meslek lisesinde olduğum için insanlar o kadar negatif düşünmeye başlamış ki benim okumayacağımı düşünenler vardı.Ama ben bu sıralarda akıllandığım için okulun dışını önemsemeden eğitimime odaklandım ve derslerime çok daha fazla önem verdim.Bu sıralarda dershaneye gitmek istedim.Kader , tesadüf ne denir bilemem ama gittiğim dershane birkaç ay sonra Uğur Dershanesi oldu.Ben her dershaneye gidişimde Bahçeşehir Üniversitesi'nin koskocaman fotoğrafını görüyordum  ama dershanenin üniversite ile bir bağının olduğunu bilmiyordum.O zamanlar araştırmacı yönüm biraz zayıftı diyebilirim.12.sınıftayken biz meslek lisesi olduğumuz için staj yapmak zorundaydık ve staj sürecini bize anlatan öğretmenimiz kendi ayaklarımızın üzerinde durmamız gerektiğini söylemişti."Staj yerlerinizi siz araştırın , siz bulun , okuldan beklemeyin" demişti.Ben de o gün evime yakın olan şirketlerin listesini çıkartıp başvurularımı yapmaya başlamıştım.Muhasebe yapmayacağımı biliyordum çünkü yapmak istediğim meslek tam olarak o değildi ve sigorta şirketlerine stajyerlik başvurularımı yapmıştım. Bir gün , mülakat için çağırdılar ve orada liseden birkaç arkadaşımı daha gördüm.Mülakatta referanslar hakkında konuşurken ben kimseyi tanımadığım için ve diğer arkadaşlarımın referanslarının olduğunu öğrenince küçük bir çöküş yaşamış ve dışarıda ağlamaya başlamıştım.Ama orada karşılaştığım kişiler bunun sorun olmadığını söyleyince kendime gelmiştim.Mülakat sırasında " kariyer mi para mı ? " gibi bir tartışma konusu vardı.Karşı taraf sesimi bastırmaya çalıştıkça ben de sesimi bir tık daha yükseltip onu bastırmaya çalışmıştım.Sonucunda en iyi şirketlerin birinde stajyer olmuştum ki burası benim hayatımı değiştirdiğim en önemli yerlerden biri oldu.Farklı farklı insanlar gördüm , onların yaptıklarını izledim , ilham aldım.Üniversiteleri araştırmak için çok geç kalsam da şirketin merdiveninde oturup okulları aradım.(Bilgi aldığım defter hala duruyor.4 senedir:)) O kadar okul araştırdım ama sadece Bahçeşehir'e geldim.Geliş hikayem de biraz farklı.Ailem yakın yerler dışında diğer yerlere tek başıma gitmeme izin vermiyorlardı ve bir sabah Kadıköy'e gidiyorum diye aslında Beşiktaş'a gelmiştim.Ama tabii bunu kimseye öneremem.Ben kendime güvendiğim için tek başıma gitmiştim zaten okula varınca da anneme haber vermiştim..Üniversiteye ilk adım attığımda , o havayı ilk soluduğumda bu okulun benim okulum olmasını gerçekten çok istedim.O kadar çok istemişim ki gerçekten de oldu :) Ama tercih dönemi zamanı hayatımın en stresli zamanıydı.Bir yandan kazanamayacağım korkusu , bir yandan babamın eve yakın olsun diye başka bir okulu yazmamı istemesi bende baya bir stres yapmıştı.Bugünkü başarımı Kaş Uğur Dershanesindeki bayan öğretmene borçluyum.Karışık olan aklımın netleşmesinde onun emeği çok büyük.Tercih dönemimde en büyük desteği ondan aldım diyebilirim , hem de tek bir sözü ile. " Hangi bölümü , hangi okulu istiyorsan onu başa yaz"...Bu sözü ile tercihlerimi(hepsi meslekyüksek okulu- 2 yıllık okul)  sil baştan yeniden düzenledim ve BAU'yu en başa yazdım.(Ve şundan eminim ki ben bunu yapmasaydım ve istemediğim bir okulu kazansaydım , şimdi bu kadar mutlu ve umutlu öğrenci olamazdım.)Sonrasında stresimi atmak için kendime bir defter aldım ve o süreçte yaşadıklarımı , üniversiteyi kazanırsam neleri yapmak istediğimi kısacası güzel olan ne varsa yazdım.Bazen günlerce uyumadım , hiçbir şey yemek istemedim ve uyuyakaldığım bir gün sonuçların açıklandığını öğrendim.Sevinçten ne yapacağımı bilmiyordum ama o gün annemin gözünde o sevinci , o ışıltıyı gördüm.Bunca zaman bir adım geride kalmış bir öğrenci için iki yıllık bile olsa kazanılan okul çok önemli.Meslek yüksekokulunda hayatıma , eğitimime sıfırdan bir başlangıç yaptım.Araştırmacı yönümü güçlendirdim , hayat boyu öğrenme ilkesini benimsedim , başkalarına yardım etmeye başladım , kendimi geliştirdim , güldüm , ağladım , hayatı öğrendim.Bazen talihsiz şeyler yaşadım mesela ön dişim kökten kırıkken kürsüye çıkıp sunum yaptım.Ve buna kimse çıkıp sunumlarını yapmadıkları için gönüllü olmuştum.Salondaki kahkaha sesleri beni yıldırmadı.Ben en büyük sınavlarımı Meslek yüksekokulunda verdim , çok çalıştım , öğretmenlerimin emeklerinin karşılığını verdim.Meslek yüksekokulunda okurken derslerime çok fazla önem verdiğimden arkadaşlarım tarafından alay konusu bile oldum diyebilirim.Onlar hiçbir zaman beni anlamadılar , anlamayacaklar , gülüp geçtiler hâla da devam ediyorlar.Ama mezun olurken ben ikinci oldum ve plaketimi rektörümüzden aldım.İşte o başarma duygusu bambaşka bir şey.Şuan ikincilik bursum ile fakülteye devam ediyorum.Ben o zamanlar o kadar çabalamasaydım , öğretmenlerimin emeklerinin , babamın beni okutmak için verdiği çabalarının karşılığını vermeseydim şuan burada bunları yazamazdım , çünkü tam olarak bir şeyi başarmış olmazdım. Lisedeyken biri çıkıp deseydi  " Bak Gizem sen bunları yaşayacaksın , ikinci olup fakültene devam edeceksin" , hayatta inanmazdım.Hiçbir zaman olmayacağına inandığım bir şeyi yaşadım ben.Bu benim için asıl başarı , kendi sınırlarımı aşıp , yapabileceklerimi gördüm.Kabuğumdan çıktım ve ilerledikçe ilerledim.Pes edip vazgeçersem neleri kaçıracağımı  , kalıp devam edersem neleri kazanacağımı gözümde canlandırdım.Kendi başarı hikayemi oluşturdum.Ve her zaman sevdiğim şeyi yapmaya çalıştım.Meslek seçimimde daldan dala atladım , muhasebeden sigortaya , sigortadan uluslararası ticarete ondan da öğretim görevlisi olmaya..Ve sonunda sevdiğim ve yapmak istediğim mesleği buldum.Buraya yazılacak daha çok şey var , belki bir gün yine karşılaşırız arkadaşım ! Sana şunları söyleyebilirim ki hayal kur , hayallerin için bir yerden başla , kendine güven , düştün mü kalkmasını bil , ilham al , geçmişten ders al ve ileriye bak !
Her şey gönlünce olsun.


Sevgiler

18 Haziran 2016 Cumartesi

Bir LYS maratonuna daha başlamış bulunmaktayız !


Bir LYS maratonuna daha başlamış bulunmaktayız ! Evet sevgili üniversite adayı arkadaşım hayatının dönüm noktasını yaşayabileceğin bir yaza girdik.Bu sınavlara yıllarca,aylarca,haftalarca çalıştın, çalıştınız.Ve bu yaz sonu bu sıkı çalışmalarınızın meyvelerini alacaksınız.Ben de sınav dönemi sırasında birkaç ufak şey hatırlatmak isterim.


  • Bu süreçte ve ilerisinde asla ve asla hayal kurmaktan vazgeçme.Bunu belki de her yazımda , her konuşmamda söylüyorum.Bunun bir nedeni var , lisedeki öğrencilere hayalleri olup olmadığını sorduğumda üzücü cevaplar alıyorum çünkü hayal kurmaktan korkan öğrenciler var.Sadece bu günü kurtarıp yarını düşünmeyenler var.O yüzden hayal kurmaları gerektiğini her seferinde hatırlatıyorum.Sana derlerse ki ' ne kadar saçma şeyler bunlar , boşuna hayal kuruyorsun' diye.O tip insanlardan uzak durmanı ve aklını karıştırmalarına izin vermemen gerektiğini söyleyebilirim.Çünkü ne kadar onların söylediklerine takılmadığını düşünsen  de içine bir kurt düşebiliyor dahası  bu insanalar lisede de ,üniversitede de , iş hayatında da karşına çıkabiliyor.Onların dediklerini dinlersen kaybolup gidersin.Hayal ettiklerin olmaz diye üzülme , öyle anlar oluyor ki hayal ettiğin şeyleri yaşayabiliyorsun , kendin bile inanamazsın buna :) Şükretmeyi bil.
  • Üniversiteni seçerken onu sadece beton parçası olarak görme..Hayatının 4-5 yılını geçireceksin. Farklı kültürlerle , farklı insanlarla tanışacaksın.Bazen gününün yarısını okulda geçireceksin , vizelere finallere çalışırken okuldan ayrılmayacaksın , copy center yanında notlar için nöbet tutacaksın , festivallere katılacaksın , farklı bölümlerin derslerine , konferanslarına katılacaksın , finalleri bırakıp bütünlemelere çalışmaya başlayacaksın,mezuniyette gurur verici bir tabloda yer alacaksın..İkinci bir ailen olacak orası.Ve en önemlisi büyüyeceksin ve bu süreçte çok şey öğreneceksin.O yüzden okul ve bölüm tercihlerinde sevdiğin, seveceğin , o işi yaparken mutlu olabileceğin mesleği seç derim.
  • Başarı öyle altın tepsilerde sunulmuyor ne yazık ki , o yüzden çalışıp çabalaman gerek.LYS'den sonra hayatındaki eksiklikleri , fazlalıkları daha iyi anlayacaksın ve bunlara göre hayatını şekillendirmek isteyeceksin.Hayatını düzene sokarken bir tempoda ilerleyeceksin , hedef belirleyeceksin ve onu başarmak için çaba sarf edeceksin,yeri geldiğinde ağlayacak , yeri geldiğinde güleceksin,Mutlu olacaksın,üzüleceksin,başarısız olacaksın,başarısız olduğunda tekrardan başlamasını bileceksin,ter dökeceksin.Çabalayıp da başardığın işlerin mutluluğunu yaşayacaksın.LYS gibi sınavlardan bahsetmiyorum , o bir nevi eleme sınavı.Hayatında bu sınavlardan daha önemli şeyler yaşayacaksın.

Sen sevgili üniversite adayı arkadaşım , hevesin öyle hemencecik alevlenip anında sönmesin.İlk önce senin kendine güvenmen lazım ki diğer insanlar da sana güvenebilsin.Güven ve inanç hep içinde olsun.


21 Nisan 2016 Perşembe

Üniversite Adayları için ; Durum Değerlendirmesi yapın.

Yaz yaklaşmışken bir durum değerlendirmesi yapalım. Evet sorular biraz sinir bozucu olabilir."Kimler günde kaç saat çalışıyor , ne kadar soru cevaplıyor ? " biraz duygusuz gelebilir.Ama durum değerlendirmesi için kendinize sormanız gereken sorular.. 
O zaman başlayalım !

İlk olarak şunu sormak istiyorum. Kendinizi ne kadar iyi tanıyorsunuz ? Kendinize ne kadar güveniyorsunuz ? Kendini bilen insan , yapacaklarını da bilir , yapmak istediklerini bilen insan kendine güvenir , kendine güvenen insan vazgeçmez.Eğer ben bunu yapamam derseniz gerçekten de yapamazsınız.Bunun çalışmakla ilgisi var tabii ama psikolojik olarak kendinizi neye inandırırsanız onu yaşarsınız.

Hem duygularınıza hem de mantığınıza uygun okul , bölüm ile karşılaştınız mı ?

Sınav için çalışmalara yeni başlayanlar var mı ? Kendini geliştiren sonraki aşamalara gelenler var mı ?

Sınava hazırlık aşamasında kimler yaşadıklarını not edip yazıyor ? Size tavsiyem sınav sonucunuz , netleriniz ne olursa olsun hayatınızda olup bitenleri yazın.Benim stresli geçen tercih dönemlerimde yaşadıklarımı yazmam ve sonrasında da okumam bana büyük destek oldu.
Hedeflerini kesin bir şekilde belirleyip kendine güveni tam olan ve bunun için çalışanlarımızı görelim ! :)

Şuan hepimiz zorlu bir süreçten geçiyoruz , ama ne olursa olsun iyi düşünmekten vazgeçmeyelim. Çalışmalara henüz başlamamış ya da bir çalışıp iki çalışmayanlar kendilerini toparlayıp derslere yoğunlaşsınlar , tam gaz çalışanlara zaten sözüm yok :) Ayın belirli dönemlerinde siz de kendinize bir durum değerlendirmesi yapın.Bu size iyi gelecektir.Durumunuzu yazdığınız listeyi  her gün görebileceğiniz bir yere koyun.İlerlediğinizi fark edince mutlu olacaksınız , ferahlayacaksınız !

NOT: İyi hazırlanmazsanız başarısızlığa hazırlanırsınız. Benjamin Franklin.

Sevgiler

Gizem